kolcer.sitemynet.com
Anasayfam Bel fıtığı: Papatya Hayvanlar indeksi Kimyevi maddeler Sarımsak Isırgan otu Bitkiler
Bölgemizden bazı Bitkiler a.b.c. Elma Bitkiler3 Formda kal BİTKİLER 1 Meyve tatlıları ***Bitkilerle tedavinin tarihçesi*** Bromelain-Ananas

Elma

*ELMA*

Bitki özellikleri: Yüzlerce değişik türü olan elmayı kim tanımaz ki!

Bileşim: Su oranı %85, şeker%12, pektin, organik asitler, soda, fosfor, tanen, vitamin A, B1, B2, PP, C, E

Kullanım alanları ve biçimleri: Elma, içerdiği organik asitler, soda ve fosforun yardımı ile, beyini, karaciğer ve mideyi çok olumlu etkiler. Kullanım biçimleri, taze meyve ve taze meyvenin özsuyu olarak sıralanabilir. Çiğ elma kabuğu yenerek, idrardaki ürik asit azaltılabilir. Pişmiş elma ile yapılan kompresler yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır. Taze elma suyu ile yıkanan kırışık ve pörsük deri canlılık ve tazelik kazanır. Yatmadan önce yenen bir elma, rahat uyumaya yardımcı olur. Kabızlığa karşı pişmiş elmanın etkili olduğu bilinir. Gut, böbrek, mesane hastalıklarına ve basura karşı uygulanacak bir elma küründen yararlı sonuçlar alınabilir. Deri döküntülerine, gut ve romatizma rahatsızlıklarına karşı, taze elma suyu başarıyla kullanılabilir. Elma suyu, özellikle soğuk algınlığına, öksürüğe, ses kısıklığına, yüksek ateşe ve iltihaplı hastalıklara karşı başarılıdır. Ama çok soğuk içilmemelidir. Elma suyu ayrıca, romatizmal böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları, damar sertliği ve egzamaya karşı da kullanılabilir. Elma genelde, yatıştırıcı ve ateş düşürücüdür. Elma suyu, sindirim sistemini uyarır ve mide mukozasını güçlendirir. Sindirim güçlüğüne karşı, rendelenmiş bir elma yemeklerden önce yenmelidir. Ama rendelendikten sonra, rengi koyulaşana kadar bekletmek gerekir. Ham elma rendesi ishale karşı kullanılabilir. Kısaca, sağlıklı yaşamaya önem veren kişinin, yakınında her zaman elma bulundurması gerekir.

Yan etkiler: Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur

Ihlamur(Tilia platyhyllos)

Bitki özellikleri: Anadoluda çeşitli ıhlamur ağacı türleri vardır. Bu türlerden, tedavi amaçlı kullanılan ikisi, özellikle kuzey Anadolu dağlarında yetişir. Bunlar, küçük yapraklı ıhlamur(Tilia cordata) ve büyük yapraklı ıhlamur(Tilia platyhyllos) türleridir. Bu türlerin dışındakilerin tedavi edici özelliği daha zayıftır.

Toplama ve hazırlama: Çiçeklenmeden sonraki en geç dördüncü güne kadar, çiçekler ve çiçek sapındaki uzun yapraklar, öğlen saatlerinde toplanmalıdır. Bu koşullarda toplanan çiçek ve yapraklar etkinliklerinin doruğuna ulaşmışlardır. Büyük eleklerin üstüne serilerek, gölgede kurutulmalıdır. Kuruduktan sonra ince kıyılıp, hava almayan kaplarda saklanır. Aksi halde kokusunu ve etkinliğini yitirir. Ülkemizde ıhlamur, bütün olarak ve açıkta satışa sunulur. Bu uygulama tümüyle yanlıştır.

Bileşim: Uçucu yağ, flavon, müsilaj, tanen, farnesol, organik asitler, şeker

Kullanım alanları ve biçimleri: Ihlamur çayı, öncelikle organizmanın savunma gücünü arttırarak, ateşli soğuk algınlıklarının kısa sürede savuşturulmasını sağlar. Bu tür hastalıkların tedavisinde gerekli olan, terlemeyi başlatıcı özelliği ile ünlüdür. Ateşli hastalıklara karşı, ıhlamur çayı ile aspirin birlikte kullanıldığında, genelde antibiyotiklere ihtiyaç kalmadığı görülecektir. Bu yolla çocuklar da tedavi edilebilir. Yağışlı ve soğuk havalarda dışarda dolaşmak zorunda olan kişiler, ertesi gün hastalanmamak için, akşamları 1-2 bardak ıhlamur çayı içmeyi ihmal etmemelidirler. Grip salgını zamanlarında da, bu yöntem ailece uygulanmalıdır. Hoş kokulu ıhlamurun tadı, içine biraz bal karıştırılarak daha da güzelleştirilebilir. Ihlamur çayı, öksürük ve bronşite karşı da başarıyla kullanılabilir. Ihlamurun tedavi edici özelliği, uygun bitkilerle karıştırılarak, öncelikle organizmayı güçlendirici olarak ve soğuk algınlıklarında kullanıldığında, daha da artacaktır. Özellikle kış aylarında ıhlamurun sıkça kullanılması çok yararlı olur.

Ihlamur çayı: Terletici olarak, 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 6-8 dakika demlendikten sonra süzülür. Biraz bal ile tatlandırılarak, sıcak içilmelidir. Kesinlikle kaynatılmaz!

Bitki karışımı: Ihlamur, kuşburnu, papatya, nane ve hatmi, eşit oranda, ince kıyılmış olarak karıştırılır. Demleme biçimi ıhlamurda olduğu gibidir. Kesinlikle kaynatılmamalıdır!

Yan etkiler: Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Ama, her şeyde olduğu gibi, ıhlamur çayı içiminde de ölçüsüzce davranılmamalıdır.

HİNDİBA(Taraxacum officinale)

Yöresel adları: Radika, arslandişi

Bitki özellikleri: Her tür toprakta yetişebilir. Bahçe çimlerinin arasında bile görülebilir. Uzun yapraklar rozet biçiminde, hemen toprağın üstünde toplanmıştır, kenarları derin loplu ve dişlidir. İçi boş olan uzun sapın ucunda sarı bir çiçeği vardır. Çiçek solduğunda, yerine oluşan tohum başağı, beyaz ve yuvarlak bir tüy topunu andırır. Mart-mayıs aylarında çiçeklenir. Sap ve yaprakların hafif acımsı bir tadı vardır.

Bileşim: Vitaminler, acı maddeler, triterpen, sterol, carotin, flavon, tanen, mineraller(bolca kalsiyum), uçucu yağlar, inulin.

Toplama ve hazırlama: Nisan-mayıs aylarında, köküyle birlikte çıkarılır. Gölgelik ve havadar bir yere asılarak kurutulur. Daha sonra, kök ve yapraklar ince kıyılarak kullanıma hazırlanır. Ama o her mevsimde taze olarak da toplanarak, salatalarda kullanılır.

Kullanım alanları ve biçimleri: Hindiba, genel anlamda böbreklerin ve karaciğerin çalışma kapasitesini fevkalade yükseltir. Katılgandokuyu(bağdoku) çok olumlu etkileyerek, yeterli oranda kanın tüm hücrelere ulaşmasına yardımcı olur. İçerdiği etkin maddelerin birlikte oluşturduğu etki sayesinde, güçsüz kişilerin güçlenmesini sağlar. Romatizma ve gut hastaları, ilkbahar ve sonbaharda mutlaka 2-4 haftalık bir hindiba kürü yapmalıdırlar. Şikayetleri kesinlikle azalacaktır. Ayrıca, şeker hastaları için de bazı rahatlıklar sağlayabilir. Hindiba ayrıca, safrakesesi taşlarının oluşumunu ve irileşmesini önler. Oluşmuş olan taşları eritemez, ama ağrıları ve öteki rahatsızlıkları azaltabilir. Safra azlığı, mide ve bağırsaklarda oluşan şişkinlik ve sindirim bozukluklarında çok başarılıdır. Hindiba değişik biçimlerde kullanılabilir.

Hindiba salatası: Bitki ayıklanıp yıkandıktan sonra, bir süre de sirkeli suda bekletilerek iyice temizlenmelidir. Bütün veya kıyılmış yapraklar, üstüne zeytinyağı ve limon eklenerek, yemeklerden önce yenir. Hafif acımsı bir tadı vardır, ama kesinlikle rahatsız edici değildir.

Hindiba özsuyu: Taze bitki iyice yıkandıktan sonra, henüz ıslakken mutfak robotuna atılarak suyu sıkılır. Yemeklerden önce 1-3 kahve fincanı dolusu içilebilir. Özsu uzun süre saklanamaz.

Hindiba çayı: Kök ve yaprak karışımı ince kıyılmış olarak, 1-2 tatlı kaşığı dolusu 1 bardak suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine geldikten sonra, 1 dakika kadar kaynatılır ve ocaktan çekilir. 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak çay, tatlandırılmadan, yemeklerden önce içilir.

Yan etkiler: Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

KEKİK(Thymus vulgaris)

Bitki özellikleri: Güneşli kuru tepelerde, sırtlarda yetişir. Beyaz veya pembe çiçekli, küçük yapraklı, çok yıllık otsu bir bitkidir. Anadoluda pek çok türü yetişmektedir. Bu türler, gerçek kekik kadar etkili değildirler. Burada sözü edilen gerçek kekik ise ülkemizde yetişmez. Ancak Avrupa ülkelerinden temin edilebilir.

Bileşim: Bol miktarda, thymol içerikli uçucu yağ, carvacrol, borneol, cymol, acı maddeler, biraz tanen

Toplama ve hazırlama: Mayıs-temmuz aylarında, çiçeklenme sırasında, çiçekli uç kısımları toplanır ve yarı gölgelik bir yerde kurutulur. Yapay ısıda kurutulduğunda, uçucu yağın yitirilmemesi için, 35 derecenin üstüne çıkılmamalıdır.

Kullanım alanları ve biçimleri: Öncelikle baharat olarak kullanılır. Yağlı ve ağır yemeklerin tadını zenginleştirir, sindirimini kolaylaştırır. Şifalı bitki olarak kekik, öncelikle kramp çözücü, dezenfekte edici, balgam söktürücü olarak kullanılır. Akciğer ve bronşlar, mide ve bağırsaklar, kekiğin başlıca kullanım alanlarıdır. Bitkinin önemli etkin maddesi olan uçucu yağ, kana karışıp, bronşiyal kasları etkileyerek, krampları çözebilir. Aynı zamanda, o bölgede bakteri oluşmasını önler. Öksürüklerde ve üst solunum yolları iltihabında, çay içimi ve gargara olarak kullanılmalıdır. Kekik, iştah açar ve sindirim sistemini uyarır. Sindirim sisteminde görülen ekşimeler ve kramplı ağrılar geçiştirilir, kötü kokulu ve yumuşak dışkı normale döner. Boğmaca ve öksürük, sinir sistemi zafiyeti, romatizma ve bağırsak hastalıklarına karşı, çay içiminin yanı sıra, kekik banyoları da çok yararlıdır. Güçsüz, zayıf ve solgun çocuklara da kekik banyosu yaptırılmalıdır.

Kekik çayı ile ayrıca, adet kanamaları dengelenebilir, adet zamanlarındaki kramplı ağrılar geçiştirilebilir, ergenlik sivilceleri tedavi edilebilir. Çay içimi ve kekikle karıştırılmış bal yenmesi ile organizma güçlendirilebilir ve dengeye kavuşturulabilir.

Kekik tentürü friksiyonları ile, romatizmal ağrılar, sinirsel rahatsızlıklar ve organ titreklikleri tedavi edilebilir. Sıcak kekik yastıkları ağrılı bölgenin üstüne yatırılarak büyük rahatlıklar sağlanabilir. Bu küçük bitki yastıklarını herkes hazırlayabilir.

Kekik, öksürük ve mide rahatsızlıklarına karşı, başka bitkilerle karıştırılarak, daha da başarılı biçimde kullanılabilir.

Kekik çayı: 1-2 çay kaşığı kekik, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 7-8 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak çay, sıcakken ve öksürüğe karşı bal ile tatlandırılarak içilir.

Bitki karışımı çayı: Öksürüğe karşı, kekik 40’ gr, sinirliot 20’ gr, ezilmiş anason 20’ gr. 1 tatlı kaşığı dolusu bitki karışımı, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Biraz bal ile tatlandırılarak içilir. Şeker hastaları tatlandırmaz.

En etkili maddesi olan uçucu yağın yitirilmemesi için, kekik hiçbir zaman kaynatılmamalıdır!

Kekik banyosu: 70-100’gr kekik, bir tülbentin içine gevşekçe bağlanarak, 2-3 litre suya eklenir. Kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra 15 dakika demlendirilir., tülbentteki posa iyice sıkıldıktan sonra, banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikayı aşmamalıdır. Banyodan sonra üşütülmemeli ve bir süre yatakta dinlenilmelidir.

Yan etkiler: Önerilen dozajlar aşılmadığında, bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Ama kekik yağının içten kullanımında aşırılığa kaçılması, tiroid bezinin işlevini arttırabilir. Kekik çayı içimi ise böyle bir duruma yol açmaz.

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın